Şiirlerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Şiirlerim etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

30 Ekim 2015 Cuma

Koşulsuz Sevgi...


Minik kıvılcımlar çakan gözbebekleriyle karşılaştınız mı hiç?
Pırıl pırıl parlarken insanın en derinlerine inen ışıltıları gördünüz mü?
Ne kadar dikkatli olursanız olun
Sadece bakarak göremezsiniz
Sevgi dolu bakmanız gerekir
Çünkü anahtarıdır o hissin
Ve anahtarlığınızla ne kadar çok gürültü yapıyorsanız kapıları açarken
O kadar çok dolusunuz demektir
Güzellikle, muhteşemlikle..
Sevgi anahtarınız,
Değer anahtarınız,
Fedakarlık anahtarınız ise
Kalbinizin sırtı yere gelmez
Gözleriniz ışıltılarla dolar
Bilin ki;
Sevilmek için sevmek gerekir önce
Ama içten, çok derinden gelenle
Bazen üzülsenizde yinede bıkmadan,
Sonunu düşünmeden birazda..
Çokca sevmelisiniz
Yaşamın özü tamda budur bence
Mesela diyorum ki;
Karşılıksızsa bile, sevmeyi seviyorum ben!
Bazen vazgeçmek zorunda olsamda
Çokca affederim, severim sevilmesemde
Kendi iyiliğim için içimde hissettiklerimi yaşamak isterim
"Sen içimsin" diyebiliyorsam bir kalbe
Bırakmam peşini
Koşarım; ta ki ona ulaşana kadar
Ve gülen gözlerde kaybolmayı başarırsam
Işte o zaman mutluyumdur :)
Ve sevgim emin ellerdeyse,
Sırça köşküm de huzurla dolarım...
Haydi!
Sevginizi salın, koşsun sevinçle
Gitsin, uzanabildiği tüm hücrelere yayılsın
Bazen  darmadağın olsada duygularınız
Güçlü olun, sağlam atın adımlarınızı
Severek asla pişman olmazsınız
Ve eninde sonunda o his yerine ulaşır...
Mutlu sonda buluşur ışıltılı bakışlar..
Çünkü koşulsuzsa sevginiz, engel tanımaz...
Kanatlanır kalbiniz, uçarda uçar özgürce...

Özgül 
Ekim/2015

15 Ekim 2015 Perşembe

Penceremden...

Pencerenin arkasından bakıyor yüreğim..
Gökyüzü masmavi, berrak ve uçsuz
Bulutların pamuksu görüntüsü,  istesem sevindirecek içimde ki çocuğu
Güneş bir varmış bir yokmuş bu ara
"Güz geldi, yüzümü bu kadar gördüğüne şükret" dercesine
Ve kabul etsem içimi azda olsa ısıtacak gibi sanki
Bu muhteşem masalı yaşayasım var bazen
Ama tam adım atacakken
Ihlamurun sıcak buğusu kaplar ya hani gözlüğün camlarını
Işte öyle buğulanıyor içim
Silsem olmuyor, silmesem içim çiğ tanecikleriyle doluyor
Bir an geliyor o pencereden bakarken
Bir silüet geçiyor yüzü bana dönükçe
Orada olduğunu biliyorum
Ve burada olduğumu biliyor
O an benim anım
O an için yaşasam yeterde artar diyorum
Koşulsuz sevginin buğulu silüeti
Bir kuş gibi uçarcasına geçiyor
Bir an sadece bir an
Ve dikkatli gözlerim yine buğulanıyor
Burnuma gelen ıhlamurun kokusuyla dopdolu
Kocaman bir yudum alıyorum, geçiyor boğazımdan içimi ısıtarak
Adeta düğüm düğüm olmuş sözcükleri süpürürcesine
Ve ellerim bardağın sıcaklığına sarılmış
Yine düşüncelere dalıyor kendini bulmak için
Sevgi depolamaya çalışıyor yüreğim
Belki bilinirim..
Belki de bilinmezim..
Içimi okuyabilene, sevinir sessizliğim
Usulca yıldızlarını sunar gözlerim...

2 Ağustos 2015 Pazar

Kendini Bil !


Sonsuz bir rahatlıkla
Ve yapayalnızlıkla
Ellerim iterken suyun ağırlığını
Saçlarım dalgalanır denizin altında
Adeta dans eder gibi
Bakışlarımı dondurur
Yüreğimde ki gelgitler aynı deniz kadar
Işıltısı sönsede
Gözümün önünde kalır dokusu
Kapattım gittim başka bir evrene
Duygularımı aldırdım herhangi bir sefil klinikte
Ne neşe, ne hüzün ne de bir gülümseme
Hepsi yaralıyor yeri geldiğinde
Gözler dürüst, gözler korkusuz
Gözler gerçeği söylerken
Hep susuyor ya da yalanlıyorsa dil
Gereksiz o zaman herşey
Herkes gitsin sen yeter ki kendini bil!

21 Mayıs 2015 Perşembe

Içimde yangın olsanda..

Bugün eskiden kalma iki nefesi
Ağırladım içimin en derininde
Gördüm ki hala aynı tadı
Kokusu buram buram sararken hücrelerimi
Hafifçe öksürttü, beni unutmuşsun dercesine
Aslında çok özlemişim seni biliyormusun
Dumanında boğuldum ama
Içimdeki kuşların kanat sesleri taa uzaklardan duyulmuş olmalı
Bilinmezliğe gücenirken gözyaşlarım
Yine sen mi olacaktın yanımda
Bilmiyorum, seni yeniden hissetmek bu kadar güzelken
Içime zarar vereceksin öyle değil mi?
Sana yeniden esir olmak istemiyorum
Lütfen bırak peşimi
Bırak...
Doğrumu bulamazken bir türlü
Içimde yangın olsanda
Birde sen yakma beni
Sigaramın uğuldayan sessizliği...

19 Ocak 2014 Pazar

Sahne Senin...

Gözler ağır ağır kapandı ve
İzlemeye başladı sessizliği...
Neler vardı orada, kimler ?
Çığlık çığlığa bağırıyordu birileri
Keşfetmek gerekiyordu bu sessizliği..
Aslında tanıdıktı her şey
Kendi mekanıydı nitekim bu düzen
Ama yanlışa gidiyordu görünen tüm ayak izleri
Kar da yağmıyordu masumca, kapatsa karşısında ki bencilliği
"Ben sen ya da sen ben, nerede kaldı, hangi deliğe saklandı biz " diye fısıldıyor kulağına...
" Sahi nicedir yaşanıyor bizsiz " diyor içinden bir ses
İstenilen buysa madem; çıkışa varsak ya!
Nasılların, nedenlerin üzerinize bir yorgan gibi örtülmüşlüğünden mi?
O yüzden mi bu çözümsüz son?
Nedeni pekte zor değil
Görmeden gidiyor bakışlar, kalptekileri
Nasılsa baktı ya, " tamam " diyor işte 
" Bir şey olsa görürdüm "
Nede olsa süpersin, kalp kırmazsın öyle değil mi?
İçinde ki perde kapanıyor, sürekli alkışsız
Sürekli eksik, yarım yamalak
Aslında en çokta susuz, kupkuru..
Bu yüzden işte tam da bu yüzden bu matem, kasvet
Bu yüzden bu kırık döküklük
Çünkü yanıyor iç cayır cayır
Tahammülsüzlük çoğunluğa hükmediyor
Sahtece gülümsemek istiyorsun
Bu kırık dökükleri içinin en derinlerinde barındırırken kolaylık olsun diye
Kendini ve her şeyi unutup dümdüz gidebilesin diye
İyi, git bakalım gidebildiğin kadar; hayata sapmadan!
Kahramansın nede olsa
Açılsın perde
Haydi durma sahne senin...
Ocak/2014





15 Ocak 2014 Çarşamba

Rengarenk Fluluk...


Bugün tüm bu karmaşık dünyanın temeli sarsılsa beyninde
Rengarenk fluluğun içinden bembeyaz kanatlarını çırpıp uzaklaşsan
O minicik kuşun ürkek, donmuş bedeninde ki soğukluk gibi kasılsa yüreğin
Saçmalasan artık istediğince
Kimseye paralanmasan, öylece sevdirebilsen kendini
Ve bir kerede, senin içini ısıtsalar sen istemeden
İstersin işte istersin de çok bir şey sanırlar
Sonrasında;
Gözlerinde ki hüznün temelinde yatan o sessiz boşluk kasıp kavurur içini
Ve sen yüzlere gülümserken bir yandan içine dolan o sinsi yalnızlık ellerine uzanır
Sel gibi akıp tüm hücrelerinde,
Azar azar boğulmana yardımcı olurken; aslında en iyi arkadaşındır..
Boğazın düğümlenir yutkunup durursun..
İşte o nefessizlik bir hayli eğlencesiz değil mi?
Delirtmiyor da ne yapıyor?
Nasıl?
Gerçekle yüzleşmek yorucu ve seni acıtıyor öyle değil mi?
O yanda bu yanda gülümseyen yüzler aramaktan yorgunsun aslında
Bir dosta ait olmak belki sınırsızca arzuladığın
Ya da hiçbir yere sokulmamak
Sebepsizce hıçkırarak ağlamak gelirken içinden
Sen ağzınla gül sesli veya sessiz...
Gözlerinde ki küskün yalnızlığı bir şekilde örtbas et
Oynadığın oyunu gücün yettiğince sürdür
Sürdür ki bir şekle bürün en azından
Dışarıdan bakıldığında güçlü sansınlar
Ve hiçbir zaman anlamasınlar bu koskoca fırtınayı
İyisimi sen;
Bir rüzgarın üflediği yağmur tanesi gibi gözlerden kalbe inebilmeyi ümit et usulca
Belki o zaman bir bakışta karşılığını bulur, sadece gözlerinle haykırırsın
Kim bilir belki de kocaman bir anlam kazanırsın...

Ocak / 2014



17 Kasım 2013 Pazar

Biraz Daha...

Tamam...
Tamam istediğin buysa gidiyorum dedi kadın...
Bana sırtını döndüğünü görmektense en iyisi gitmek zaten
Sustun sen, tercihini yaptın...
Kendince haklısındır belki...
Ama susarak söylediklerini duydum ben...
Sen öyle anladın dersen de bir gün, deme!
Çünkü anlamama engel olmadın.
Yeter!
Bu bitmek bilmeyen anlamsız inadını sürekli solumak
Ve beni anlamadığını ya da anlamak istemediğini bilmek
Öylesine boğuyor ki artık...
Halbuki boğulmam gereken yer sevgin olmalıydı...
Dikkatli baksaydın eğer, gözlerimde ki hüznü belki görürdün
Aslında ilgiye, şefkate ne kadar çok ihtiyacım olduğunu anlamadıktan sonra..
Ne anlamı var ki zaten, gözlerime bakmasan da olur...
Hatta hiç dönme bana, yorma kendini artık
Yüreğim böylesine sıkışıp kalmışken yıllardan beri
Sen beni bırakıp gitmişsin zaten
Ben fark etmemişim...
Belki de fark etmek istememişim
Sevgisizliğe asla tahammül edemezken
Kör bir kuyunun dibine saplanıp kalmışım
Bir anlasaydın, sana verdiğim değeri bir anlasaydın...
İstediğim bir tek şey vardı...
Defalarca söylemiştim
Bir daha söylemeyeceğim...
Biliyorum zor geldi sana, hayatı paylaşmak
Zor geldi bir kalbe ortak olmak
Belkide suç benimdir ha, gözyaşlarımı içime akıttım izinsiz...
Gizli saklı yaşadım hislerimi...
Dışarıya sadece gereksiz sözcükler kaldı...
Keşke izin vermeseydin be adam...
Omzunu uzatsaydın iş işten geçmeden...
Belki de geçmemiştir...
Belki de hala bir umut vardır...
Belki de bu işte bir hayır vardır...
Sanırım artık elimden gelecek olan çaba değil...
Biraz daha sabır...
Biraz daha...




10 Ağustos 2013 Cumartesi

Sal İplerini Kuklaların...



Kıskançlıkla yoğurulmuş bir yürekten
Sevgi dolu gören gözler beklemek,
Sadece beklemek olarak hayatında var olur
Hele de ruhun alıngan, çok değer verense
Üzül, süzül yine de belli etme umutsuzluğunu
Sana uzanan sivri dilin zehrini kabullenme asla
Rayların arasında takılı kalsa da ayağın
Kirliliğe boyun eğmektense,
Ban kalbini kanlı gözyaşlarınla dolu yastığına
Maneviyatı hissetmeyenle vakit kaybetme
Ve git boğul en derin yanlızlığında...
Eminsen sen kendinden
Sen, sen ol yeter daha ne lazım ki yaşaman için...
Sal iplerini kuklaların
Onlar nasıl olsa layıklarıyla sevişecekler her daim
İzle, izle de ne kadar şanslı olduğunu gör...

Özgül

Çiğ Tanesi Gibi

Bazen ustaca atamazsın adımlarını Hislerinle ve telaşla hareket ettiğinde Sendelersin ister istemez Ve fark edilir bu kimilerinc...