Anne eli lezzeti diye bir şeyin var olduğu konusunda hepimiz hemfikiriz :) ufak lezzet sırlarıyla, anne eli değmiş gibi tarifler hazırlamak ta hepimizin hayali değil mi?
Bildiğimiz ‘Kaymak’ var ya mesela. İşte o kaymak, yıllar yılı, işinin ehli hanımlar tarafından yemeklere lezzet katmak için yağ ile birlikte kullanılırmış, böylece ortaya mükellef sofralar çıkarmış.
Şimdi ise bu sır Teremyağ Gurme Kaymaklı ile tüm hanımların mutfaklarında. Bu sırrı keşfetmek ve mutfakta şahane lezzetler yapma sırası ise bizde ;)
Hafta sonu mutfağa girip bu lezzeti keşfettim :) Poğaçalar pişerken eve yayılan koku, ohhh mis gibiydi. Siz de deneyin diye tarifini paylaşmak istedim.
Bu sırla daha neler yaparım derseniz Teremyağ Facebook ve Instagram sayfasını mutlaka takip edin derim.
İşte tarifim :)
Dereotlu Peynirli Poğaça Tarifi
Malzemeler:
6 yemek kaşığı Teremyağ Gurme Kaymaklı
2 adet yumurta ( 1 tanesinin sarısını üzerine kullanacağız)
1 çay bardağı yoğurt ( 100 gr.)
1 paket kabartma tozu
2 yemek kaşığı sirke
1 çay kaşığı tuz
5 su bardağı un ( 600 gr.)
1 tutam ince doğranmış dereotu
İçine; Beyaz peynir
Üzerine; Çörekotu
Hazırlanışı:
Oda sıcaklığındaki Teremyağ Gurme Kaymaklı’yı yoğurma kabına alın.
Un ve kabartma tozu hariç diğer malzemeleri ekleyin.
Azar azar unu ve kabartma tozunu ekleyip, ince kıyılmış dereotunu ilave ederek yumuşak bir hamur elde edin.
Hazırladığınız hamuru 15 dakika bekletin.
Dinlenen hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar kopartıp bezeler hazırlayın.
Hazırladığınız bezeleri avucunuzda açın ve içerisine beyaz peynir koyup yuvarlayarak yağlı kağıt serili tepsiye yerleştirin.
Üzerlerine yumurta sarısı sürüp çörekotu serpiştirip 190 derece fırında üzerleri kızarana kadar pişirin.
Afiyet Olsun...
Bu içerik http://umutsepetim.com/ tarafından hazırlanmıştır.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
Ortaya karışık, ne ararsan var bir blog benim ki :] Bence her işin sırrı bir tutam sevgi... Ve insan; bit kadar şeylerden dev kadar mutlululuk çıkarabilmeli, her an şükretmesini bilmeli...
1 Nisan 2015 Çarşamba
Dereotlu Peynirli Poğaça Tarifi
Anne eli lezzeti diye bir şeyin var olduğu konusunda hepimiz hemfikiriz :) ufak lezzet sırlarıyla, anne eli değmiş gibi tarifler hazırlamak ta hepimizin hayali değil mi?
Bildiğimiz ‘Kaymak’ var ya mesela. İşte o kaymak, yıllar yılı, işinin ehli hanımlar tarafından yemeklere lezzet katmak için yağ ile birlikte kullanılırmış, böylece ortaya mükellef sofralar çıkarmış.
Şimdi ise bu sır Teremyağ Gurme Kaymaklı ile tüm hanımların mutfaklarında. Bu sırrı keşfetmek ve mutfakta şahane lezzetler yapma sırası ise bizde ;)
Hafta sonu mutfağa girip bu lezzeti keşfettim :) Poğaçalar pişerken eve yayılan koku, ohhh mis gibiydi. Siz de deneyin diye tarifini paylaşmak istedim.
Bu sırla daha neler yaparım derseniz Teremyağ Facebook ve Instagram sayfasını mutlaka takip edin derim.
İşte tarifim :)
Dereotlu Peynirli Poğaça Tarifi
Malzemeler:
6 yemek kaşığı Teremyağ Gurme Kaymaklı
2 adet yumurta ( 1 tanesinin sarısını üzerine kullanacağız)
1 çay bardağı yoğurt ( 100 gr.)
1 paket kabartma tozu
2 yemek kaşığı sirke
1 çay kaşığı tuz
5 su bardağı un ( 600 gr.)
1 tutam ince doğranmış dereotu
İçine; Beyaz peynir
Üzerine; Çörekotu
Hazırlanışı:
Oda sıcaklığındaki Teremyağ Gurme Kaymaklı’yı yoğurma kabına alın.
Un ve kabartma tozu hariç diğer malzemeleri ekleyin.
Azar azar unu ve kabartma tozunu ekleyip, ince kıyılmış dereotunu ilave ederek yumuşak bir hamur elde edin.
Hazırladığınız hamuru 15 dakika bekletin.
Dinlenen hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar kopartıp bezeler hazırlayın.
Hazırladığınız bezeleri avucunuzda açın ve içerisine beyaz peynir koyup yuvarlayarak yağlı kağıt serili tepsiye yerleştirin.
Üzerlerine yumurta sarısı sürüp çörekotu serpiştirip 190 derece fırında üzerleri kızarana kadar pişirin.
Afiyet Olsun...
Bu içerik http://umutsepetim.com/ tarafından hazırlanmıştır.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
Bildiğimiz ‘Kaymak’ var ya mesela. İşte o kaymak, yıllar yılı, işinin ehli hanımlar tarafından yemeklere lezzet katmak için yağ ile birlikte kullanılırmış, böylece ortaya mükellef sofralar çıkarmış.
Şimdi ise bu sır Teremyağ Gurme Kaymaklı ile tüm hanımların mutfaklarında. Bu sırrı keşfetmek ve mutfakta şahane lezzetler yapma sırası ise bizde ;)
Hafta sonu mutfağa girip bu lezzeti keşfettim :) Poğaçalar pişerken eve yayılan koku, ohhh mis gibiydi. Siz de deneyin diye tarifini paylaşmak istedim.
Bu sırla daha neler yaparım derseniz Teremyağ Facebook ve Instagram sayfasını mutlaka takip edin derim.
İşte tarifim :)
Dereotlu Peynirli Poğaça Tarifi
Malzemeler:
6 yemek kaşığı Teremyağ Gurme Kaymaklı
2 adet yumurta ( 1 tanesinin sarısını üzerine kullanacağız)
1 çay bardağı yoğurt ( 100 gr.)
1 paket kabartma tozu
2 yemek kaşığı sirke
1 çay kaşığı tuz
5 su bardağı un ( 600 gr.)
1 tutam ince doğranmış dereotu
İçine; Beyaz peynir
Üzerine; Çörekotu
Hazırlanışı:
Oda sıcaklığındaki Teremyağ Gurme Kaymaklı’yı yoğurma kabına alın.
Un ve kabartma tozu hariç diğer malzemeleri ekleyin.
Azar azar unu ve kabartma tozunu ekleyip, ince kıyılmış dereotunu ilave ederek yumuşak bir hamur elde edin.
Hazırladığınız hamuru 15 dakika bekletin.
Dinlenen hamurdan ceviz büyüklüğünde parçalar kopartıp bezeler hazırlayın.
Hazırladığınız bezeleri avucunuzda açın ve içerisine beyaz peynir koyup yuvarlayarak yağlı kağıt serili tepsiye yerleştirin.
Üzerlerine yumurta sarısı sürüp çörekotu serpiştirip 190 derece fırında üzerleri kızarana kadar pişirin.
Afiyet Olsun...
Bu içerik http://umutsepetim.com/ tarafından hazırlanmıştır.
Bir boomads advertorial içeriğidir.
22 Mart 2015 Pazar
Polyannacılık Oynayalım mı=]
Merhabalarrrrr..
Kemalpaşa tatlısı yapmak için sütlü şekerli su kaynatan ben edindiğim birtakım sonuçları paylaşayım istedim; kaynayan karışım içine kemalpaşaları birden boca edince bir foşurtu ve ocağın altını kapattığım halde yerlere kadar akan şekerli bir sıvı ! Tabi geçerken yol üzerinde rastladığı ocak üzeri, fırın, çekmece kenarları sonra yerde bir göletcikte oluşturmayı ihmal etmedi ;)
Birde şu var ki bu olaydan 10 dk önce pazardan eve yorgun gelmiş bir insanım o anda :/
Olası sahneye göz atalım; "Hayııııııırrrrrrrr lanet olsunn, bu kadar işin arasında öf yaaaaa ühühüüüü birde bu çıktı başıma" diye esip gürlerken evde ki masumlara da bir hışımla kafa göz dalma isteği !!!!
Ama böyle olmadı.. Kabullenip durumumu, şarkılar söyleyip yavaştan temizleme operasyonuna geçtim.. Ama bu durum çevresel gözlemlere göre hafif tırlatma eğilimi gösterdiğim söylenerek tuhat karşılandı :))))
Aslında ben kendimi zorlayarak polyannacılık oynuyordum :) Bu hiç yoktan beni uğraştıran aranameden çıkan bir takım dersler vardı çünkü;
1- Acele işe şeytan karışır, bir dursaydı iyiydi ama yok karışıyo işte
2- Sabah ocağımı temizlemeye üşenip üzülmüştüm, boşuna üzülmüşüm iyi ki temizlememişim :D Eğer temizlenmiş ocağın başına bu gelseydi polyanna beni görüp kaçacak delik arardı ;)
3- Ocak haricinde bahaneyle fırın çekmece ne varsa temizlendi aradan çıktı o da birşeydir;)
4- Ocağı kapatmadan önce tencereye atılan paşalar sıcak yeri bulunca kendiliklerinden şişti ben ortamı normal hale getirirken. Yoksa boşuna ısı enerjisi harcıyacaktım;) Param cebime kaldı :D
Not: Arada pişen kemalpaşaları tabağa hızlı hızlı almaya çalışırken parmağımda sıcak tencereyle biraz haşırneşir oldu :) Acıdı tabi ama onuda şöyle bağladım; "yaşasın acıyorsa hala bir parmağım var demektir, çok şükür" :D
Bilemem belki tüm bunlar tamamen sakarlığımı örtbas etmek için uygulanmıştır kendimce..
Öyle yada böyle başa gelen çekilecekse pozitife çevirip çekmek lazım değil mi?
Hayatı yönetmek elimizde, dilimizde ve en önemlisi yüreğimizde...
Hadi bakalım sevgiler...
Kemalpaşa tatlısı yapmak için sütlü şekerli su kaynatan ben edindiğim birtakım sonuçları paylaşayım istedim; kaynayan karışım içine kemalpaşaları birden boca edince bir foşurtu ve ocağın altını kapattığım halde yerlere kadar akan şekerli bir sıvı ! Tabi geçerken yol üzerinde rastladığı ocak üzeri, fırın, çekmece kenarları sonra yerde bir göletcikte oluşturmayı ihmal etmedi ;)
Birde şu var ki bu olaydan 10 dk önce pazardan eve yorgun gelmiş bir insanım o anda :/
Olası sahneye göz atalım; "Hayııııııırrrrrrrr lanet olsunn, bu kadar işin arasında öf yaaaaa ühühüüüü birde bu çıktı başıma" diye esip gürlerken evde ki masumlara da bir hışımla kafa göz dalma isteği !!!!
Ama böyle olmadı.. Kabullenip durumumu, şarkılar söyleyip yavaştan temizleme operasyonuna geçtim.. Ama bu durum çevresel gözlemlere göre hafif tırlatma eğilimi gösterdiğim söylenerek tuhat karşılandı :))))
Aslında ben kendimi zorlayarak polyannacılık oynuyordum :) Bu hiç yoktan beni uğraştıran aranameden çıkan bir takım dersler vardı çünkü;
1- Acele işe şeytan karışır, bir dursaydı iyiydi ama yok karışıyo işte
2- Sabah ocağımı temizlemeye üşenip üzülmüştüm, boşuna üzülmüşüm iyi ki temizlememişim :D Eğer temizlenmiş ocağın başına bu gelseydi polyanna beni görüp kaçacak delik arardı ;)
3- Ocak haricinde bahaneyle fırın çekmece ne varsa temizlendi aradan çıktı o da birşeydir;)
4- Ocağı kapatmadan önce tencereye atılan paşalar sıcak yeri bulunca kendiliklerinden şişti ben ortamı normal hale getirirken. Yoksa boşuna ısı enerjisi harcıyacaktım;) Param cebime kaldı :D
Not: Arada pişen kemalpaşaları tabağa hızlı hızlı almaya çalışırken parmağımda sıcak tencereyle biraz haşırneşir oldu :) Acıdı tabi ama onuda şöyle bağladım; "yaşasın acıyorsa hala bir parmağım var demektir, çok şükür" :D
Bilemem belki tüm bunlar tamamen sakarlığımı örtbas etmek için uygulanmıştır kendimce..
Öyle yada böyle başa gelen çekilecekse pozitife çevirip çekmek lazım değil mi?
Hayatı yönetmek elimizde, dilimizde ve en önemlisi yüreğimizde...
Hadi bakalım sevgiler...
11 Aralık 2014 Perşembe
Düğün Çorbası :]
Uzun bir ara verdim farkındayım. Canım oğlum ilkokul birinci sınıfı bitirdi bu geçen zamanda. Malumunuz birinci sınıf adaptasyon açısından oldukça zor. Bu yüzden bir anne olarak kendime pek vakit ayıramadım. Dolayısıyla buralara da pek uğrayamadım...
Neyse bugün arkadaşlarla yemek muhabbeti yaparken, fena lezzetli ve yoğun besleyici özelliği ile, bu soğuk kış günlerine pek yakışan düğün çorbasının fazla bilinmediğini fark ettim. Kolay olmasına rağmen bence sofrada baş köşeye layık bir çorba... Yapın bol bol, için ve çoluğunuza çocuğunuza içirin... Haydi bakalım şimdiden ellere sağlık, midelere afiyet :]
MALZEMELER:
250 gr. kırmızı et (Kemikli olursa daha besleyici olur)
3 çorba kaşığı un
3 çorba kaşığı yoğurt
1/2 Limon
6 su br. su
Tuz, karabiber, kekik
Üzeri için tereyağı ve kırmızı toz biber
YAPILIŞI:
Öncelikle etimizi iyice yıkıyoruz ve düdüklü tencerede yumuşayana kadar haşlıyoruz. Sonra temiz bir bir tencereye haşlanan et suyunu süzüp alıyoruz. Eti de küçük parçalar halinde tencereye ilave ediyoruz. Tuzu ilave edip bir taşım kaynatıyoruz. Başka bir kapta un, limon ve yoğurdu iyice çırpıyoruz. (Terbiyesi için kullanacağımız bu karışım için yoğurt yerine yumurtada kullanabilirsiniz, keyfe keder.) Azıcık su ilave ederseniz çırpma işleminiz daha kolay olur. Sonra kaynayan et suyundan bir parça alarak karışımımızı ılıtıyoruz. Ve ocağın altını kısıp yavaş yavaş karıştırarak çorbaya katıyoruz. Akışkan ama koyu kıvamlı bir hale bürünüyor çorbamız. Ve tabi mis gibi de kokuyor:] Karabiber ve kekiği istersen pişerken katın, yada servis ederken süslemede kullanın size kalmış. Her türlü güzel oluyor. Ama çocuklar çoğunlukla sade halini seviyor benden söylemesi:] Yine isterseniz üzerine kırmızıbiber yağ yakıp dökebilirsiniz....
Her türlü mis, her türlü sağlık...
Afiyet olsun...
21 Ocak 2014 Salı
Un Helvası :]
Merhabalar...
En sevdiğim tatlılardan biridir un helvası... Kavurma işlemi biraz can sıkıcı olsa da, lezzeti unutturuyor bence zahmetini:) Hadi bakalım üşenmeyinn =]
Malzemeler:
125 gr tereyağı ya da margarin
1,5 su br dan bir parmak az un
3 su br süt (ya da su)
1 su br şeker
Üzeri için tarçın
Yapılışı: Öncelikle yağımızı yanmaz bir tavada eritiyoruz. Sonra unu ilave edip kısık ateşte sürekli karıştrıp kavrulmasını sağlıyoruz. O sırada başka bir kapta da sütü ısıtıyoruz. Süt kaynamaya başlayınca şekeri ilave ediyoruz. Son aşamada; hazırladığımız şekerli kaynar sütü, yavaş yavaş kavrulmuş unumuza ilave ediyoruz. İlave ederken de hızlıca karıştırıyoruz ki topaklanma olmasın... Sunum için isterseniz tepsiye döşeyip dilimleyin, isterseniz de kaseden ters çevirip şekil verin... Üzerine tarçın tavsiye ediyorum, ben öyle sevdiğim için. Ama siz arzu ederseniz fındık ya da cevizde kullanabilirsiniz... Damak tadınıza danışın derim =]
Afiyet Olsun...
19 Ocak 2014 Pazar
Sahne Senin...
Gözler ağır ağır kapandı veİzlemeye başladı sessizliği...Neler vardı orada, kimler ?Çığlık çığlığa bağırıyordu birileriKeşfetmek gerekiyordu bu sessizliği..Aslında tanıdıktı her şeyKendi mekanıydı nitekim bu düzenAma yanlışa gidiyordu görünen tüm ayak izleriKar da yağmıyordu masumca, kapatsa karşısında ki bencilliği"Ben sen ya da sen ben, nerede kaldı, hangi deliğe saklandı biz " diye fısıldıyor kulağına..." Sahi nicedir yaşanıyor bizsiz " diyor içinden bir sesİstenilen buysa madem; çıkışa varsak ya!Nasılların, nedenlerin üzerinize bir yorgan gibi örtülmüşlüğünden mi?O yüzden mi bu çözümsüz son?Nedeni pekte zor değilGörmeden gidiyor bakışlar, kalptekileriNasılsa baktı ya, " tamam " diyor işte" Bir şey olsa görürdüm "Nede olsa süpersin, kalp kırmazsın öyle değil mi?İçinde ki perde kapanıyor, sürekli alkışsızSürekli eksik, yarım yamalakAslında en çokta susuz, kupkuru..Bu yüzden işte tam da bu yüzden bu matem, kasvetBu yüzden bu kırık döküklükÇünkü yanıyor iç cayır cayırTahammülsüzlük çoğunluğa hükmediyorSahtece gülümsemek istiyorsunBu kırık dökükleri içinin en derinlerinde barındırırken kolaylık olsun diyeKendini ve her şeyi unutup dümdüz gidebilesin diyeİyi, git bakalım gidebildiğin kadar; hayata sapmadan!Kahramansın nede olsaAçılsın perdeHaydi durma sahne senin...
Ocak/2014
15 Ocak 2014 Çarşamba
Rengarenk Fluluk...
Bugün tüm bu karmaşık dünyanın temeli sarsılsa beyninde
Rengarenk fluluğun içinden bembeyaz kanatlarını çırpıp uzaklaşsan
O minicik kuşun ürkek, donmuş bedeninde ki soğukluk gibi kasılsa yüreğin
Saçmalasan artık istediğince
Kimseye paralanmasan, öylece sevdirebilsen kendini
Ve bir kerede, senin içini ısıtsalar sen istemeden
İstersin işte istersin de çok bir şey sanırlar
Sonrasında;
Gözlerinde ki hüznün temelinde yatan o sessiz boşluk kasıp kavurur içini
Ve sen yüzlere gülümserken bir yandan içine dolan o sinsi yalnızlık ellerine uzanır
Sel gibi akıp tüm hücrelerinde,
Azar azar boğulmana yardımcı olurken; aslında en iyi arkadaşındır..
Boğazın düğümlenir yutkunup durursun..
İşte o nefessizlik bir hayli eğlencesiz değil mi?
Delirtmiyor da ne yapıyor?
Nasıl?
Gerçekle yüzleşmek yorucu ve seni acıtıyor öyle değil mi?
O yanda bu yanda gülümseyen yüzler aramaktan yorgunsun aslında
Bir dosta ait olmak belki sınırsızca arzuladığın
Ya da hiçbir yere sokulmamak
Sebepsizce hıçkırarak ağlamak gelirken içinden
Sen ağzınla gül sesli veya sessiz...
Gözlerinde ki küskün yalnızlığı bir şekilde örtbas et
Oynadığın oyunu gücün yettiğince sürdür
Sürdür ki bir şekle bürün en azından
Dışarıdan bakıldığında güçlü sansınlar
Ve hiçbir zaman anlamasınlar bu koskoca fırtınayı
İyisimi sen;
Bir rüzgarın üflediği yağmur tanesi gibi gözlerden kalbe inebilmeyi ümit et usulca
Belki o zaman bir bakışta karşılığını bulur, sadece gözlerinle haykırırsın
Kim bilir belki de kocaman bir anlam kazanırsın...
Ocak / 2014
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Çiğ Tanesi Gibi
Bazen ustaca atamazsın adımlarını Hislerinle ve telaşla hareket ettiğinde Sendelersin ister istemez Ve fark edilir bu kimilerinc...
-
Merhabalar... Karşınızda faydaları saymakla bitmez muhteşem lezzet İstiridye Mantarı :) Tavada kızartıyorsunuz ve kokusuyla tadıyla me...
-
Merhabalar… Şekerli böreği çok severim. Geçenlerde canım istedi, evde de 2 yufka vardı. ...
-
Merhabalar... Bu da oğlumun isteği üzerine yaptığımız böreğimiz… Zaten gördüğünüz gibi kendiside o küçücük elleriyle bana yardım ediyo...



