26 Nisan 2016 Salı

Bazen Çok Sevmek...

Bazen çok sevmek bile ağrıtır içini.. Karşındaki canı sararsın sarmalarsın tüm benliğinle.. Lakin birşey eksik kalır, düşünürde bulamazsın Belkide görürsün duyarsında, susmak zorunda bırakılırsın Halbu ki öyle çok sahip çıkmışken sevgine, ennn içten ennn samimi halinle.. Ya yanlış anlaşılırsın, ya da o an ki ruh halleri vs itelenirsin.. Oysa sen ne istiyordun? O soğuk dört duvarın içini rengarenk boyamak değil miydi istediğin.. O küskün gözlerin dumanını yeniden ılık ılık tüttürmek değil miydi? İçerde kalmış burulmuş sözcükleri, kendi buruk yüreğinle yıkayabilmek değilmiydi? Olmayınca olmuyor işte can! Sevgin, hislerin dilinin ucunda kalıveriyor.. Yüzün önünde, boynun bükük! Karanlıkta ağlatılacak kadar büyük bir acımasızlığın içinde buluyorsun kendini.. Gözyaşlarına bile hak vermeyecek kadar anlaşılmıyorsun işte.. Adeta ruhsuz solgun bir beden misali... Dalıyorsun toprağın en dibinde ki soğuk cehenneme Keşkeler sarıyor hücrelerini Bunu hak etmedin evet, ama.. Ama senin dilin, ona başka yansımış ki bu derece yıpratıldın " Şu an sabah oluyor, saat 06:06.. Manası var bunun, hala umut var demek.. 06:06=1 Biz biriz demek Her saatin aynını yakalaması.. Ve her saatin aynı anını birlikte yakalamak.. Burada ki incecik espriyi anlıyorsan ve anlayanı bulduysan bak gökyüzüne ve bolca şükret.. Çünkü o sana sunulmuş bir şanstır.. Çünkü o seninle soluklanıyordur.. " İşte ona bunu söyle.. Bunu görmezlikten geliyorsa, unut en afillisinden.. Gönlün kollarını dolamak istesede o boyuna hiçbir zaman birleşmez ellerin.. Çok sevdiğin için üzülmek, tüm hislerini yorar.. Ve bedenini hırpalar.. İstediğin minicik pırıltalar için suçlanıyorsan İsteme! Ne kadar büyük olsada sevgin, göm yüreğine.. Onu gören, hak eden alır zaten sen istemesende..
Özgül
Gözyaşları, acının ümitsizliğe dönüşmesini engeller. Özdemir Asaf

20 Şubat 2016 Cumartesi

Yokuş Aşağı..


Çok zor bir dönemden geçiyorum
Boğazım düğümlü
Yüreğimin gözleri yaşlı
Yanımda olanlarda var, kuyumu kazanlarda
Anlayanlar halimi, anlamayanlarda
Ben kendimi anlıyormuyum?
Elimin soğukluğunu hissediyormuyum?
O soğuklukta ki çığlığı duyabiliyormuyum?
Içimden gelen yüz ifadem
Sanki matemdeymişim gibi
Gülmek öyle zorki bu haldeyken
Dibe çekiliyorum!
En ufak bir üzüntü ile
Ruhumu yokuş aşağı bırakmışım sanki
O kadar hızlı iniyorki
Neyse ki sonu görünmüyor yokuşun
Görsem daha çok korkacağım çünkü
Sonu görmedikçe yol almak daha kolay
En azından bilinmezim var diyorum
Hala iyiye çevirme ihtimalim var!
Rüzgarda var, şanslıyım diye düşünüyorum
Zira çaresizliğin o berbat kokusunu dağıtıyor!

Özgül/Şubat 2016

27 Kasım 2015 Cuma

Bulut dediğin dağılmaya mahkum..


Belki dipsiz kuyuda sürekli düşmek;
Dibe defalarca çakılmaktan iyidir
Ya da kapkaranlık bir tünelde boğulmak;
Açık havada ki mutsuz yüzlerden iyidir..
İçinde minicik bir fidanın yeniden yeşerebilmesi içindir belki tüm olan biten
Bir sondasındır ama yeni bir başlangıç için var olmaya çalışıyorsundur
Uçurumun kenarından aşağıya bak!
Ne görüyorsun?
Hisset o uçsuz bucaksız korkuyu önce
Derin derin çek içine..
Ve yüzünü şimdi ileriye çevir, cesaretini arttır!
İçinde ki korkuyu hissetmez ve rahatlarsın
Eğer anlıkta olsa kendine söz verip aşağıya bakmazsan
Tüm güzelliği görebilirsin
Dengeni bulursun eğer aşağı bakmazsan
Tüm suçu ona yüklüyorsun belki 
Ister yavaş, ister hızlı atsın ama
Kalp o kadar basit değil, yığınla his barındırıyor
Bazen yorgun oluyor kabul 
Belkide istediği sadece dinlenmektir
Sen hırpaladığın için o da karşılık veriyordur
Bırak yumsun gözlerini, izin ver
Zorlama, baskı yapma
Güneşin önünden bulut geçmek istediyse
Sen karşıya bak, nefes almayı bırakma
Gerçeğini bulacaksın emin ol
Yani kendini..
On dakika önce gökyüzü kasvetliydi
Şu an gülümsüyor cıvıl cıvıl
Bu bir işaret değil de ne?
Sen güneşi suçlama, sakin ol
Bulut dediğin dağılmaya mahkum..

Kasım/2015
Özgül

19 Kasım 2015 Perşembe

Hayata Sesini Duyur...


Bütün gece uyudum mu?
Hayır !
Düşünceler gezinip dururken, huzur eşlik etmiyor
Aklımı kemirirken desem daha doğru aslında
Hayat umursamıyor bunu
"Bana güven sorun yok" diyor
Ama kalp parçalara ayrılmış
Ama mutsuzmuş 
Ciddi ciddi umursamıyor
Birde suçluyor, sabırsızlığımla!
"Yok" diyor "Birşey olmaz"
"Toparlanacaksın bir şekilde"
"Şu an sana sunduğum çok önemli bir görev" diyor
"Farkında olmadan nasılda güçleniyorsun bir bilsen!"
Evet farkındayım aslında
Ama yoruldum biraz dinlensem artık
Zembereği boşalmış gibi nasıl bir ruh bu
Bir öğrenebilsem boşvermeyi
Kendimi değerli hissetmeyi
Her seferinde başa dönmesem
Güvenilmeyecek adamlara tekrar tekrar güvenmesem
Birazda kendime ayak uydurabilsem
Tamam 7' yi geçtim ama 70' e daha çok var
Bu huy can çıkmadan çıkmıyor ya hani
Yolu yarıladım ama tamamlamak zor bu zamanda
80 yaşında bir yaşanmışlığa hayranlıkla bakıyorum
Takdire şayan bir durum
Gözlerinde yorgunluk var
Ama zaferini kazanmanın pırıltısıda belli oluyor
Sonra düşünüyorum
Zaman su gibi akıp gidiyor
Giderken irili ufaklı yontuyor acıları
Olgunlaşayım, dimdik durayım diye
Farkındayım bununda farkındayım
Mantığımla sakinleşmek yerine
Duygularımla coştuğum sürece
Başarıyı zorlaştırıyorum işte
Ama olacak 
Zorda olsa, geçte olsa
Kendime bunu kabul ettireceğim
Bak gün doğmadı mı
Kuşlar seslerini evrene duyurma çabasından vazgeçti mi?
Bu kadar işte
Hayata sesini duyur
Ama sende dinle
Önemli olan dengeyi kurabilmek
Ve akıntıya kapılıp
Başını suyun üzerinde tutabilmek
Unutma!
Dip merak uyandırsa da, kanma
Sadece bak ve geç git
Dalarsan boğulursun!

Özgül
Kasım/2015

9 Kasım 2015 Pazartesi

Bazen Hayat Renksizdir...


Hep mutlu olmak istiyordum
Durmaksızın diliyor, çabalıyor..
Mutsuz olunca üzülüyordum
Baktım olmuyor istemeyi bıraktım
En azından şimdi sadece mutsuzum
Vaktim gitmiyor

-------

Ağlamak ağırıma giderdi
Bir şey için, bir kimse için
Gözyaşlarına boğulmak zordu
Sonra düşündüm de çocuklar geldi aklıma
Onlar ağladığında kıyamayız ya hani
Dedim çocuk olamam ama 
Belki ağlarsam istediğim olur
Ve ağladım...
Baktım o kadar da zor değilmiş
En azından içim yıpranacağına
Gözlerim yıprandı sadece
Ve anladım ki;
Hüznü kusmak rahatlatıyormuş

-------

İnsanlar çoğunlukla kendi halinde olmak istiyor
İstediklerinde konuşmak
İstediklerinde gülmek
Hep senin kendilerine uymanı bekliyorlar
Sen onların boş zamanlarının ilacısın ya!
Bir gün sen istediğin için yanında olan
Sen istediğin için
Yüzüne gülen birini görürsen
Yapış yakasına ve sende ona gül
Çünkü O; 
İçten, gerçek bir fedakardır..


Özgül / Kasım 2015


30 Ekim 2015 Cuma

Koşulsuz Sevgi...


Minik kıvılcımlar çakan gözbebekleriyle karşılaştınız mı hiç?
Pırıl pırıl parlarken insanın en derinlerine inen ışıltıları gördünüz mü?
Ne kadar dikkatli olursanız olun
Sadece bakarak göremezsiniz
Sevgi dolu bakmanız gerekir
Çünkü anahtarıdır o hissin
Ve anahtarlığınızla ne kadar çok gürültü yapıyorsanız kapıları açarken
O kadar çok dolusunuz demektir
Güzellikle, muhteşemlikle..
Sevgi anahtarınız,
Değer anahtarınız,
Fedakarlık anahtarınız ise
Kalbinizin sırtı yere gelmez
Gözleriniz ışıltılarla dolar
Bilin ki;
Sevilmek için sevmek gerekir önce
Ama içten, çok derinden gelenle
Bazen üzülsenizde yinede bıkmadan,
Sonunu düşünmeden birazda..
Çokca sevmelisiniz
Yaşamın özü tamda budur bence
Mesela diyorum ki;
Karşılıksızsa bile, sevmeyi seviyorum ben!
Bazen vazgeçmek zorunda olsamda
Çokca affederim, severim sevilmesemde
Kendi iyiliğim için içimde hissettiklerimi yaşamak isterim
"Sen içimsin" diyebiliyorsam bir kalbe
Bırakmam peşini
Koşarım; ta ki ona ulaşana kadar
Ve gülen gözlerde kaybolmayı başarırsam
Işte o zaman mutluyumdur :)
Ve sevgim emin ellerdeyse,
Sırça köşküm de huzurla dolarım...
Haydi!
Sevginizi salın, koşsun sevinçle
Gitsin, uzanabildiği tüm hücrelere yayılsın
Bazen  darmadağın olsada duygularınız
Güçlü olun, sağlam atın adımlarınızı
Severek asla pişman olmazsınız
Ve eninde sonunda o his yerine ulaşır...
Mutlu sonda buluşur ışıltılı bakışlar..
Çünkü koşulsuzsa sevginiz, engel tanımaz...
Kanatlanır kalbiniz, uçarda uçar özgürce...

Özgül 
Ekim/2015

15 Ekim 2015 Perşembe

Penceremden...

Pencerenin arkasından bakıyor yüreğim..
Gökyüzü masmavi, berrak ve uçsuz
Bulutların pamuksu görüntüsü,  istesem sevindirecek içimde ki çocuğu
Güneş bir varmış bir yokmuş bu ara
"Güz geldi, yüzümü bu kadar gördüğüne şükret" dercesine
Ve kabul etsem içimi azda olsa ısıtacak gibi sanki
Bu muhteşem masalı yaşayasım var bazen
Ama tam adım atacakken
Ihlamurun sıcak buğusu kaplar ya hani gözlüğün camlarını
Işte öyle buğulanıyor içim
Silsem olmuyor, silmesem içim çiğ tanecikleriyle doluyor
Bir an geliyor o pencereden bakarken
Bir silüet geçiyor yüzü bana dönükçe
Orada olduğunu biliyorum
Ve burada olduğumu biliyor
O an benim anım
O an için yaşasam yeterde artar diyorum
Koşulsuz sevginin buğulu silüeti
Bir kuş gibi uçarcasına geçiyor
Bir an sadece bir an
Ve dikkatli gözlerim yine buğulanıyor
Burnuma gelen ıhlamurun kokusuyla dopdolu
Kocaman bir yudum alıyorum, geçiyor boğazımdan içimi ısıtarak
Adeta düğüm düğüm olmuş sözcükleri süpürürcesine
Ve ellerim bardağın sıcaklığına sarılmış
Yine düşüncelere dalıyor kendini bulmak için
Sevgi depolamaya çalışıyor yüreğim
Belki bilinirim..
Belki de bilinmezim..
Içimi okuyabilene, sevinir sessizliğim
Usulca yıldızlarını sunar gözlerim...

Çiğ Tanesi Gibi

Bazen ustaca atamazsın adımlarını Hislerinle ve telaşla hareket ettiğinde Sendelersin ister istemez Ve fark edilir bu kimilerinc...